Anasayfa  |    Firma Rehberi  |    Resim Galerisi  |    Makaleler  |    İletişim  |    Haberler  |    Ziyaretçi Deteri  |    Nöbetçi Eczaneler  |    Sinema


<< Mart 2010 >>
  Pa. Sa. Ça. Pe. Cu. Ct. Pa.
> 1 2 3 4 5 6 7
> 8 9 10 11 12 13 14
> 15 16 17 18 19 20 21
> 22 23 24 25 26 27 28
> 29 30 31  1  2  3  4





Bulunduğunuz yer:   Anasayfa / Honaz

TARİHÇE:

Honaz'ın tarihçesi çok eski zamanlara dayanmaktadır. Verimli toprakları, ekonomik zenginlik gösteren iklimi, yer altı zenginlikleri, jeolojik yapısı ; Honaz'ın diğer Ege toprakları gibi çok eski medeniyetlere ev sahipliği yapmasında en büyük etkendir. Ve yine Honaz'ın Frigia ile Karia bölgelerini ayırması, savunmaya elverişli bir  konumda olması; bütün medeniyetlerin dikkatini Honaz'a çevirmesine neden olmuştur. Frigia, Lidya, Helenizm, Bergama, Roma, Bizans, Selçuklu ,Osmanlı kültür ve tarihinin izlerini taşımaktadır.
Honaz'ın kimler tarafından ve hangi dönemlerde kurulduğu kesin olarak bilinmemektedir. Ancak İonlular zamanında Helenler tarafından kurulduğu kabul edilmektedir.
Honaz'ın şimdiki yerinde Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde varlığını sürdüren Khonae ( daha sonraları Khonos, Honas ) bulunur. Khonae'den önce ise bugünkü Honaz'ın 3 km kuzeyinde tarihi Lykos ( Çürüksu ) Çayı kenarında kurulan Colossae yer almaktadır.
İ.Ö 21. ve 19 y.y arasında Balkanlardan gelen akınlar nedeniyle More ve Makedonya Yarımadasından Anadolu'ya geçmek zorunda kalan Helenler; Denizli yakınlarında Laodikia, Honaz Dağı yakınlarında da Colossae şehrini kurmuşlardır.
İlk şehir Honaz Dağı'nın 3 km kadar kuzeyinde yer almış; ancak şehrin ard arda yaşadığı depremler sonucu yeri değişmiştir.
Colossae'nın tarihi İ.Ö 5. y.y dayanmaktadır. Başlangıçta bir Frigia şehri olan Colossae, zaman içinde Grek şehri olmuştur.
İ.S 7. y.y gelindiğinde tüm Anadolu şehirlerinde olduğu gibi Colossae da arap akınlarıyla karşı karşıya kalmıştır. Savunma bakımından daha elverişli olan Colossae'nin 3 km güneyinde Honaz Dağı'nın ucunda yer alan, Khonae; bu dönemde antik Colossae'nin yerini almıştır.
7.yy. da kurulan, 858-860 yılları arasında "BAŞPİSKOPOSLUK" ünvanı alan Khonae, 950 yılında "METROPOLİS" olmuştur. Böylece Khonae, Anadolu'nun en önemli dini ve idari merkezlerinden biri haline gelmiştir.
Antik çağda Yunanlıların bir kolonisi iken, önce Selevkos, sonra da Bergama Krallığı'nın yönetimine girmiş, arkasından, Roma ve Bizans İmparatorlukları'nın egemenliğine geçmiştir.
Batı Anadolu'da özellikle Menderes vadisi boyundaki şehirler, Anadolu'nun içlerine uzanan yolların üzerinde bulundukları için çok önemliydiler. Bu yolların çok işlek olması Colossae gibi şehirlerin, ekonomik, idari, kültürel ve dini açıdan önemini arttırmıştır.
Bizans döneminde, Anadolu'nun bütün yollarının İstanbul'a yönelmesi ; Menderes şehirlerinin, özellikle Efes ve Colossae'nin gerilemesine neden olmuş ve halk da çevreye dağılmıştır. Bu dönemde savunmaya elverişli konumuyla şimdiki Honaz'ın bulunduğu bölge rağbet görmüş, buradaki kale gelişmiştir.
Khonae adlı yeni şehir ; verimli toprakları, savunmaya elverişli konumuyla dikkat çekiyor, kendi halkının ve çevre halkın tarım ihtiyaçlarını gideriyordu. Khonae, W.M Ramsay'e göre; " güneyinde Yatağan civarından geçen bir yolla Antalya ile bağlantısı olması ile, Menderes boyunca hakim olduğu yol ile ve savunmaya elverişli konumuyla Colossae'nın tahtını elinden almıştır.
Adı İncil'de geçen, Hristiyanlığın önemli merkezlerinden biri olan Colossae'nin , erken hristiyanlık devrindeki önemini Khonae, devam ettirmiştir. Ve Khonae da Anadolu'nun önemli dini merkezlerinden biri haline gelmiştir. Uzun süre Bizans sınırları içinde yer alan Khonae, 1077 yılında Büyük Selçuklu Hükümdarı Alparslan'ın komutanlarından Afşin Bey'in Anadolu seferi sırasında ilk kez Türklerin eline geçmiştir. Fakat daha sonraları Khonae, özellikle haçlı seferleri sırasında birkaç kez Türkler ve Bizanslılar arasında el değiştirmiştir. 1207 yılında kesin olarak Türklerin idaresine geçmiştir. Bu dönemdeki vilayetlerden kesin olarak anlaşılıyor ki; Menderes çevresindeki en önemli şehir honas'dır. Yine bu dönemde Honaz eyalet merkezi olmuş, ona birçok vilayet bağlanmış ve yarım yüzyıl önemini devam ettirmiştir.
Honas, verimli toprakları, konumu,savunma imkanları, kalabalık nüfusu ile Anadolu'nun bu dönemde yıldızı parlayan şehirlerindendir. Yani Bizans'ın şehir özelliklerini tam olarak taşıyan Honas; Geç Bizans Döneminde merkezi eyalet olacak, daha sonraları da Bizans'ın rum nüfusunu barındırarak önemini yarım yüzyıl daha devam ettirecektir.
Honas'ın Osmanlı topraklarına katılma süreci 1391 yılında başlamıştır. Yıldırım Beyazıt Denizli ve yöresini Osmanlı Devleti'ne katmıştır.Honaz 1403 de Timur'un Denizli'yi almasıyla Osmanlı Devleti'nin elinden çıktıysa da 1429 yılında tekrar Osmanlı idaresine geçmiştir.
Ne yazık ki eski çağ kalıntıları yanında orta çağ Selçuklu ve yeni çağ Osmanlı uygarlığından çok az eser görmekteyiz. Bu da gösteriyor ki; Honaz eski çağda büyük uygarlık göçlerine ve birçok milletin bu topraklar üzerinden gelip geçmesine imkan sağlamıştır.
19.yy gelindiğinde Osmanlı Devleti'nin yaşadığı değişim rüzgarlarından doğal olarak Honaz da etkilenmiştir. Tanzimattan sonra idari değişiklikte Honaz, Aydın eyaletine bağlı Denizli sancağının bir nahiyesi olmuştur.
Honaz'ın Hisar Mahallesi'nde oturan Yunanlılar Cumhuriyet Dönemi'nde yapılan bir anlaşma ile Memleketlerine gönderilmiş, yerlerine Batı Trakya Türkleri yerleştirilmiştir.
Honaz'da idari bakımdan köklü değişiklik 20. yy başlarında gerçekleştirilmiştir. 1914 yılında belediyenin kurulmasıyla resmi hizmetler de artmaya başlamıştır. 1987 yılına kadar Denizli İline bağlı bir nahiye olan Honaz, 19.06.1987 tarih ve 3392 sayılı kanunla ilçe statüsüne kavuşmuştur. 10.08.1988 de kaymakamın göreve başlamasıyla fiilen faaliyete geçmiştir. Bugün ilçemizde, devlet daireleri Hükümet Konağı binasında hizmet vermektedir.
Honaz ismi hakkında çeşitli rivayetler vardır. Bunlardan bir tanesi Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'de geçmektedir. Seyahatnamesi'nde Honaz'a geniş yer veren Evliya Çelebi, Honaz ve Honaz Kalesi hakkında der ki; " bu Kale, Rum Kayserleri Oğullarından Honas adlı melik tarafından yaptırılmıştır." Buna göre ilk adını bu melikten almıştır.
Başka bir rivayete göre ise; Honaz ismini sırtını dayadığı Honaz Dağı'ndan almıştır. Önceleri Khonae, Khonos ,Honasen,Honeos adlarıyla kayıtlara geçmiştir. Daha sonraları Türkçeleştirilerek Honas olduysa da zamanla Honaz olarak söylenmiştir.
Diğer bir  rivayete göre; Honaz'ın kelime anlamı erken olgunlaşan kirazdır.Honaz ve Honaz Ovası tarihte ve günümüzde kirazı ile ünlüdür.Bundan dolayı Honaz adının ürettiği kirazdan geldiği rivayet edilmekted
Honaz Kalesi
            Honaz'ın antik dönemde bu kadar çok ilgi çekmesine en büyük nedeni; savunmaya elverişli olmasıdır. Kale, Honaz Dağı'nın yalçın kayalarla kaplı yamacında bulunmaktadır. Kale 5 köşelidir. Küçük ama çok sağlam bir kale idi. Savunması kolay ama zapdedilmesi çok zordu.
Sultan Murat Camii
Osmanlı Devri'nde 2. Murat tarafından yaptırılmış bir cami olup, şu anda yıkıntı durumundadır. Caminin kitabesi bulunmaktadır. Caminin yanında "Üç Şehitler Türbesi" bulunmaktadır.
Hisar Camii
            Eski kilise, sonradan camiye çevrilmiştir. Cami haline getirildikten sonra, kilise çanı müzede korunup, sergilenmektedir.
Honaz İlçesi'nde Rumlardan kalma tarihi evler vardır.
Bütün bunlardan anlıyoruz ki; İlçemiz antik çağdan yakın çağa kadar, birçok kültür ve medeniyete ev sahipliği yapmıştır.


COĞRAFİ KONUMU      Honaz İlçesi, Ege Bölgesi’nde Denizli İline bağlıdır. İlçemiz, Ege Bölgesi’nin en yüksek dağı olan Honaz Dağı ( 2.571 m) nın kuzey eteğinde yer alır. İlçemiz, Ege Bölgesi’nin Akdeniz Bölgesi’ne yakın kısmında yer almaktadır. Bu konumuyla, iklim ve tarım çeşitlenmektedir. Ayrıca antik çağda, Honaz Dağı; Frigya ve Karia topraklarını birbirinden ayırmış, Antik Lykos (Çürüksu) Nehri’ne de kaynak olmuştur. Bu coğrafi konumu itibariyle de çok stratejik bir noktada bulunmaktadır.

      İlçemiz; Denizli-Ankara karayolu üzerinde, Denizli’ye 24 km uzaklıktadır. Yüzölçümü 504 km2’dir.

      Honaz İlçemize; 1 merkez olmak üzere 5 belediye, 12 köy bağlıdır. Bunlar; Honaz İlçe Merkezi, Kaklık Belediyesi, Kocabaş Belediyesi, Karaçay Belediyesi, Kızılyer Belediyesi, Akbaş Köyü, Aşağıdağdere Köyü, AydınlarKöyü, Dereçiftlik Köyü, Emirazizli Köyü, Gürlek Köyü, Karateke Köyü, Menteşe Köyü, Ovacık Köyü, Sapaca Köyü, Yokuşbaşı Köyü ve Yukarıdağdere Köyü’dür.

      İlçemiz, doğuda Bozkurt, batıda Denizli Merkez İlçe, kuzeyde Çal ve Baklan, güneyde ise Serinhisar ile sınırlıdır. Rakımı ortalama 600 m olan ilçemizin genel yüzölçümü 54.978 hektardır. Orman alanı 1.000 hektar, tarım dışı alan 3.786 hektar, tarım alanı ise 16.326 hektardır.

      İlçemizin güneyinde yer alan ve 2571 m zirvesiyle Ege Bölgesi’nin en yüksek noktasına sahip olan Honaz Dağı geniş yer kaplar. Dağın kuzey etekleri fazla geniş olmayan ancak verimli bir ova olarak Çökelez Dağı’na kadar uzanır. İlçe topraklarından geçen en önemli akarsu, Aksu Çayı’dır.


JEOLOJİK YAPISI

         İlçenin güneybatısında özellikle Çürüksu vadisinde travertenler, konkolömera ve grelere rastlanır. İl arazisinde genellikle NEOJEN hakimdir. Menderes ve Çürüksu vadileri derin ve dolma topraklar olup baştan başa Alüvyon’dur.

         İl jeolojik yapısı bakımından deprem bölgesine girer. Bu bölgede meydana gelen büyük depremler, bu şehirlerin çoğunun yıkılıp, yok olmasına neden olmuştur. Anadolu’da antik şehirlerin yok olmasında, savaşlar kadar depremlerin de etkisi büyüktür. Honaz 1. derecede deprem kuşağıdır.

         Şehirlerin hepsi büyük kesme blok taşlar ve beyaz renkli mermerlerle yapılmıştır. Bu şehirlerde eski çağ insanları taş mimarisinin en güzel örneklerini vermişlerdir. Kullanılan bütün taşlar, şehir yakınlarındaki taş ve mermer ocaklarından çıkarılmıştır. Menderes havzasında zengin mermer yatakları bulunmaktadır. Denizli’de yapılan jeolojik incelemeler sonunda İtalyan jeologları 150’den fazla mermer yatağı bulmuş, bu yataklar o çağlarda yüzlerce yıl işletilmiştir.bunların büyük bir bölümü de Honaz mevkiinde bulunmaktadır.


İKLİM VE BİTKİ ÖRTÜSÜ

         Akdeniz’e yakın olan Eksere Yöresi ile Büyük Menderes ve  Çürüksu Havzaları; Akdeniz Ege ikliminin etkisi  altındadır. Genel olarak, Ege Bölgesi iklimi etkisindedir.

         Yağmur genellikle ilkbahar, sonbahar ve kış mevsimlerinde yağar. Yaz  mevsimi kurak geçer. İlkbahar yağmurları, Honaz’ın verimli topraklarının bereketini arttırır.

         Honaz’ın konumu itibariyle deniz seviyesinden yüksekte olması, Akdeniz iklimi ile İç Anadolu ikliminin karışık yaşanmasına neden olur. Ovalık alanlarda yazlar çok sıcak, kışlar da sert ve soğuk geçer. İlçe dağlık bir yerde kurulduğu için yağmur miktarı  yıllık 856.6mm dir. Bu özelliği ve Honaz’ın iklimi özellikle de kiraz yetiştiriciliği için oldukça elverişlidir.

         Bunun yanında Ege ikliminin etkisi altında bulunan Büyük Menderese ve  Çürüksu vadilerinde pamuk, susam, mısır gibi sulu tarım yapıldığı  gibi meyve türleri de yetişir.

         Honaz’da bitki örtüsü; Ege ve Akdeniz ile İç Anadolu arasında bir geçit noktasındaır. İlkbaharda heryer yeşile bürünür. Doğası, yeşili, çiçekleriyle adeta cennetten bir bahçedir Honaz… Dağların daha yüksek alanları ormanlarla kaplıdır. İklim ve suların bolluğundan yararlanılarak kavak ekimine önem verilmektedir. Bu ormanlar, kereste üretimine ve işletmeye elverişlidir. İlçemiz zengin meyve çeşitleri ve bahçeleriyle ünlüdür.

        Anadolu parsının son görüldüğü yer olarak kabul edilir

Kaynak: Honaz Kaymakamlığı










PaylaşWebmaster